要怎麼到B L O,g ^

搜尋

Hattuşa Antik Kenti: Çorum - Hitit Medeniyetinin Başkenti

M.Ö. 2. binyılda Mısır, Babil ve Mitanni gibi eski doğunun süper güçlerinden biri olan Hititler, M.Ö. 1200 yıllarına kadar Anadolu'nun büyük bir kısmına ve zaman zaman da Kuzey Suriye'ye hükmetmiştir. Bu imparatorluğun başkenti Hattuşa, 1834 yılında Fransız mimar Charles Texier tarafından keşfedilmiştir. Boğazköy-Hattuşa kazıları 1906'da başlamıştır. 1931-39 yılları arasında ve 2. Dünya Savaşı nedeniyle verilen aradan sonra 1952'de yeniden başlatılan kazılar, kesintisiz olarak Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından sürdürülmektedir. Kazılar sonucunda ilk yerleşim izleri, M.Ö. 6.000'e Katololik Çağ'a kadar inmektedir. Kesintisiz yerleşmeye başlanılması ise M.Ö. 3.000'nin, Eski Tunç Çağı'nın sonlarına doğru olmuştur. Bölgenin yerlileri Anadolu'lu Hattiler, burada bir kent kurup, Hattuş adını vermişlerdir.

M.Ö. 2.000'nin başlarında Orta Dicle Bölgesi'nden gelen Assurlu tüccarlar, Hatti yerleşmesinin hemen dışında bir Karum, ticaret kolonisi kurmuşlardır. Hattuş Kenti, M.Ö. 1700'lerde rakibi olan bir Anadolu kentinin kralı Kuşşara'lı Anitta tarafından fethedilerek lanetlenmiştir. Hitit yazılı kaynaklarına göre, M.Ö. 1650 yılında I. Hattuşili'nin iktidara gelmesiyle Hattuşa, Hititlerin başkenti olmuştur. Hitit İmparatorluğu'nun M.Ö. 1200 yılında yıkılmasıyla, Anadolu'da Tunç Çağları son bulur. M.Ö. 12. yüzyılın başlarında, Erken Demir Çağı'na tarihlenen yeni yerleşme, Frig etkilerini yansıtan bir taşra kasabasına dönüşüp, M.Ö. 8. yüzyılda büyümeye başlamıştır. Hattuşa'da Pers, Helen/Galat ve Roma/Bizans döneminde de yerleşim devam etmiştir. Bir Türkmen aşireti'nin 16. yüzyılda buraya yerleşmesiyle, bugünlü Boğazkale kurulmuştur. Eski adı Boğazköy olan bu yerleşme, Hititler'in başkentine de yeni adını vermiştir.


YERKAPI:

Şehrin simgesel tacı olarak surun güney sınırını oluşturan Yerkapı, tabanı 80 metre genişliğinde, yaklaşık 30 metre yüksekliğinde ve 250 metre uzunluğunda yapay bir yığma settir. Bu yığma set üzerinden geçen surun, orta kesiminde Sfenksli Kapı ve bunun hemen altında Potern adı verilen, yığma setin yapımından önce inşaa edilmiş 70 metre uzunluğunda bir tünel vardır. Hattuşa'nın en yüksek yerinde bulunan Yerkapının, koruma amacından çok gösteriş amacı taşıdığı söylenebilir. Burayı iyi gezmek isterseniz, tünelden geçip sola dönerek, doğu merdivenine kadar giderek yığma sete çıkabilir ve Sfenksli Kapıdan geçerek yine şehir içine dönebilirsiniz.

Şehrin güney sınırını oluşturan, yüksekliği bu kısımda yaklaşık 35 metreyi bulan toprak yığma setin eğik dış yüzü taş döşeli olup, iki keskin köşesi ile kesik piramit görünümlüdür. Taş döşemenin bir bölümü kısmen sökülmüştür. Yığma toprağın çoğu surun dış kesiminden çekilmiş olduğundan, burası çukurlaşmıştır. Bu da Yerkapı'ya daha anıtsal bir görünüm sağlamaktadır. Set üzerine her iki uçtaki merdivenlerle çıkılabilmektedir. Set ortasında yer alan tünelin (Potern) ağzı kapı ile örtülebilmekte ancak dışardan rahatça görülebilmektedir. Bu nedenle Hattuşa'daki poternli kapıların şehre saldıran düşmanı arkadan çevirmek amacıyla yapıldıkları fikri pek geçerli değildir. Kült törenleri veya geçitleri için, ya da barış sırasında normal şehir kapısı olarak kullanılmış olduğu düşünülmektedir.


SFENKSLİ KAPI:

Yerkapıdaki toprak yığma setin ortasındaki Sfenksli Kapı, Aslanlı Kapı ve Kral Kapıdan farklı olarak iki kule arasında değil, kulelerden birinin içinde yer almaktadır. Ayrıca kapı geçitlerinin üstü, sivri kemerli olmayıp düzdür. Burada yanlızca dış geçit tahta kapılarla örtülmekteydi. Her dört kapı pervazı da sfenkslerle bezeliydi. Dıştaki sfenkslerden doğuda olanı eksiktir, batıda olanı ise kısmen görünmektedir. İç kapının pervazlarındaki sfenksler ise büyük kanatları, yukarı kalkık kuyruklarıyla üç boyutlu olarak biçimlendirilmişlerdir. Yangında çok hasar gördükleri için 1907'de restore edilmek üzere yerlerinden taşınmışlardır. 2011 yılına kadar İstanbul ve Berlin Müzelerinde muhafaza edilen sfenksler, 26 Kasım 2011'den itibaren Boğazköy Müzesi'nde sergilenmektedir. Sfenkslerin kopyaları bulundukları Yerkapı'da yerlerine konulmuştur.

KRAL KAPISI:

Şehir surunun güneydoğusunda yer alan, en iyi korunmuş bu kapı; konumu, biçimi ve boyutları açısından surun güneybatısındaki Aslanlı Kapıya benzemektedir. İki kule arasında yer alan kapıda, kapı odası ve yaklaşık 5 metre yüksekliğinde sivri kemer biçimli içte ve dışta iki kapı geçidi bulunmaktadır. Bu kapı geçitleri ortadaki odaya doğru açılan çift kanatlı ahşap kapılarla kapanmaktadır. Kapıdaki söve taşları kısmen korunmuştur. İç kapının solundaki blokta elinde balta ve kemerinde kılıç taşıyan, miğferli, savaşçı görünümlü bir tanrı kabartması bulunmaktadır. (Orijinali Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ndedir). Dışta güneybatıdan gelen rampa sur duvarının ön çıkıntısı ile oluşturulmuş bastonla koruma altındaki kapıya bağlanmaktadır.

NİŞANTAŞ/NİŞANTEPE:

Nişantaş adını düzleştirilmiş bir kaya üzerindeki 8,5 metre uzunluğunda ve 11 satırdan oluşan Hiyeroglif yazıtından almaktadır. İleri derecede tahrip olmuş bu yazıt kısmen çözülebilmiş ve büyük olasılıkla burada Hattuşa'nın son kralı olan II. Şuppiluliuma'nın icraatından söz edilmektedir. Kayanın üzerinde ve önünde büyük yapıların kalıntıları vardır. Yazıtın solundan yukarı doğru çıkan rampa ile Yerkapı'daki Sfenksli Kapı gibi iki sfenks ile bezeli bir kapıya ulaşılmaktaydı.

BÜYÜKKALE:

Büyükkale adı verilen kayalıkta Hitit Krallarının sarayı bulunmaktaydı. Saray eski şehri en yüksek yerinde, şehre ve kuzeydeki ovaya tamamen hakim durumdadır. En eski yerleşim izleri ilk Tunç Çağı'na aittir. Bugün görülebilen yapıların çoğu M.Ö. 13. yüzyıldaki surun genişletilmesine paralel olarak yürütülen anıtsal imar çalışmalarının bir ürünüdür. Direkli galerilerle çevrili ve kapılarla birbirinden ayrılan avlular sisteminde, depolar, arşiv odaları, özel yaşama ait yapılar, kutsal yapılar ve kabul töreni salonu bulunmaktadır. Büyükkale'ye ulaşım, bugün kullanılan modern merdivenin hemen altında, sağ tarafta bulunan restore edilmiş iki duvarın taşıdığı ve Nişantaş önlerinden başlayıp bu bölüme kadar ulaşan rampa ile sağlanmaktaydı.

AŞAĞI ŞEHİR VE 1 NOLU TAPINAK:

Büyükkale kral sarayı ile ova düzlüğü arasında kalan bölgeye Aşağı Şehir adı verilir. Hitit döneminden önce bu alanda M.Ö. 3.000'de Hattiler (yerli halk), M.Ö. 2.000'nin başlarında ise Asur Ticaret Kolonisi yerleşmiştir. Kuzeyde ve Kuzeybatıdaki Hitit dönemine ait konutlar anıtsal tapınağı çevrelemektedir. Bu tapınağa giriş hemen ön tarafta yer alan kapıdan sağlanıyordu. Taş döşeli bir yoldan, depo odalarının arasından, tapınağa ulaşılmaktadır. Solda her iki dar tarafında yerleştirilen aslan kabartmalardan dolayı Aslanlı tekne olarak adlandırılan büyük bir kireç blok yer almaktadır. Esas tapınak merkezde olup, dışarıya tamamen kapalı olarak inşa edilmiştir.

1 NOLU TAPINAK:

Bu yapı, Hattuşa şehrinin en büyük tapınağıdır. Tapınak Hatti ülkesinin en önemli tanrısı olan Fırtına Tanrısı ile Arinna şehrinin Güneş Tanrıçasına adanmıştır. Yapının temel kısmı büyük kireçtaşı bloklardan yapılmıştır. Üst yapıyı temel taşlarına bağlamaya yarayan çok sayıdaki zıvana (dübel) deliği bulunmaktadır. Güneybatıdaki kapıdan önce üstü açık avluya girilir. Avluda dua ve ilahiler eşliğinde çeşitli ayinler ve kurban törenleri yapılmaktaydı. Yapının kuzeydoğu kenarında iki kült odası vardır. Bu kült odalarının su basmanında koyu yeşil renkli Gabro taşı kullanılmıştır. Tapınağın en kutsal bölümüne yalnızca rahipler ile ülkenin en büyük ruhani başkanları olma sıfatıyla kral ve kraliçenin girebildiği, bu kült odalarında tanrının tasviri olan heykel ya da heykelcik bulunuyordu. Tapınağın etrafındaki depolarda, ayinlerde kullanılan kült araç gereçleri, adak eşyaları, çivi yazılı tablet arşivleri ve erzaklar muhafaza edilmekteydi. En büyükleri 2000 litrelik kapasiteye sahip büyük küpler öncelikli tahıl, yağ ve şarap depolamakta kullanılıyordu.

Hattuşa dev bir plato alanına sahip olması sebebiyle kendi aracınızla bu noktaları gezmeniz mümkündür. Girişler ücretli olup, bilet aldıktan sonra araç geçişine serbesttir. Negeziyorum ekibi olarak Çorum gezimizin bir parçası olan Hattuşa Antik Kenti'ni gezmenizi şiddetle tavsiye ederiz. İyi seyahatler dileriz.


BLOG

YAZARIMIZ

OL!

Hakkımızda          Kullanım Şartları          Gizlilik Sözleşmesi          Site Haritası          İletişim

  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Pinterest
  • Tumblr Social Icon
  • Instagram

Negeziyorum © Her Hakkı Saklıdır |2015|